Hayallerinizin Peşinden Gitmeye Başladığınızda Başınıza Gelecek 7 Şey! - Düşünce Kataloğu - Dijital Gençlik Dergisi
Bizimle iletişime geçin

Genel

Hayallerinizin Peşinden Gitmeye Başladığınızda Başınıza Gelecek 7 Şey!

Senol ARAS

Yayınlandı:

Şu Tarihte:

Abone Ol
hayallerinizin2Bpes25CC25A7inden2Bgidin


Hayatımızın çoğunda, kendimizle dalga geçmeyi bıraktığımız bir an geliyor. Kim olduğumuzu merak ediyoruz. Kafamızın içinde ki sesi ihmal etmeyi bırakıyoruz.
Uzun zaman sonra bende bunu fark ettik. Elbette sizde hayallerinizin peşinden gitmeye başlayacaksınız. Amaçlarınız olacak ve o amaçları gerçekleştirebilmek için bir savaş vereceksiniz. Hayallerinizi gerçekleştirmek ne kadar zor olabilir ki? Tabi, bu yolda karşına çıkacak bir çok engel olacak. Bu içerikte benim de yaşadığım gibi herkesin yaşayacağı şeyleri söyleyeceğim. Yani hayallerinin peşinden giden bir insanın başına gelecek 8 şeyi söyleyeceğim. Bir amaç uğruna yola düştüğünüzde elbet aşağıda ki seçeneklerden birine denk geleceksin. Ama sakın aldırış etme. Yoluna, kendin istediğin gibi gitmeye devam et. Başaracaksın. 
Hayallerinizin peşinden gitmeye başladığınızda başınıza gelecek 8 şey.

1. Sizden kuşku duyan insanlar için hayatınız da yeriniz yok.

Elbette, bazı insanların sizi hayalinizdeki hedefe ulaştırmak için sırtınızdaki rüzgâr olduğunu ve diğerlerinin sizi pistinizde durdurmak isteyen çapalar olduğunu anlıyorsunuz. Ama onların kötü insanlar olmadığını da biliyorsunuz.  Ama onlar kötü insanlar,  yaşam teknesinde onlarla beraberseniz, teknede sızıntı var demektir. Rüyalarına, arzularına, hırsına ve planına güveniyorsun ve onlar seni umursamıyor. Onlar sizi yarı dinler ya da hiç dinlemez. Onlar “Bu çok güzel” derler. Arkadanızdan ‘bu çocukta salak mı be!’ derler.
Onlara güvenmen yanlış. O insanları sizin amacınızı önemsemez. En azından sizi adım atmış olduğunuz hedef yolundan geri çekerler. Hedefine, hayallerine ulaşmak için bu insanlardan uzak dur ve kulak asma.

2. İnsanlar size “kendine güven” demeye başlayacak.

Bu belki kafanızı karıştırır. Kendinizle aynı hisleri taşıyan insanlar da vardır. Sizinle aynı düşünen insanlar. (ya da daha fazla başarısız olan, yani kendinden emin olmayan insanlar) ve esasen sizin taradınızdadırlar. Ama onların da gördükleri güven değil,diğer insanların size yaptığı gibi acımasız davranışlar ve sözler. Güven başarı ile elde edilir, büyük bir ego bulunduğunda ve başkalarının düşündüklerini umursamayarak acımasızca cevaplar verirler.  Ama bu insan onlar gibi değil. Size güveniyorlar, sizi destekliyorlar. Hayaliniz için ihtiyacınız olan her şeyi yaparsınız,  size güvenecek insanlar çıkacaktır. Acımasız insanlar olduğu gibi. Size güvenen, motivasyon veren insanlar da olacaktır.

3. Hedeflerinize geri dönüyorsunuz.

Hedefinize gökyüzündeki büyük, parlayan bir yıldız olarak bakıyorsunuz. Bulutlara takılı bir ay ve tepesinde yıldız olur ve ona ulaşmak için bir merdiveni tırmanmanız gerekir. Bir adım atmanız gereken yerde, sizi yavaşlatmak isteyen insanlarla karşılacaksın.

4. Çok sevdiğin bir çok insanı üzeceksin

Takviminizi aylar önce rezerve edeceksiniz çünkü hayaliniz, zamanınızın % 90’ını kaplıyor. Filmlerde görüyorsunuz, ancak siz hayallerinize ulaşana dek arkadaşlarınızla, sevdiklerinizle ilgiyi keseceksiniz. Bu en kötüsü.  Bunun olmaması için haftanızın iki saat veya daha uzun bir süresini onlara ayırırsınız, böylece sevdiğin insanlara da fazla önem verirsin.

5. Kıçın terleyecek.

Harfi harfine. Ayları, gün gibi hissedeceksin. Çok şeyler kaçıracaksınız (doğum günleri, geziler, düğünler, gün batımları). Gezmeye gidemeyeceksiniz, arkadaşlarınız ile takılamayacaksınız ve yaz aylarında denize, havuza giremeyeceksiniz.

6. Uykuyu unutun.

Rüyalarda hayallerin peşinden gitmek işlemiyor. Bir an için bile gözünüze uyku girmeyecek değil. Ama günlerinizin, gecelerinizin çoğunu uyanık geçireceksiniz, eğer uyursanız, hayallerinize olan yolunuz bitmek bilmez, değil mi? Düşlerinizi gerçekleştirmek için yapabileceğiniz tüm şeyleri düşünmeye çalışacaksınız. Uyku bunun bir parçası, ama asla en önemli kısım gibi hissetmeyecek. 

7. Bu yolda, en güzeli sizi destekleyen ve yanınızda duran yakınlarınız.

Size nerede olursanız olun ulaşıyorlar ve pes etmeyin diyorlar. Yapabileceğinizi söylüyorlar. Seninle beraber, onlar da hayallerini kovalayabilecekmiş gibi hissediyorlar. Onlara sorduğun zaman, başaracağını söylüyorlar.  İnsanların bir birlerini desteklemesi, insan ırkının yaptığı en güzel şeylerden biridir.
Hayallerinizi ciddiye almaya başlayıncaya kadar asla bunları fark etmezsiniz. 
Reklam
Yorumları okumak için tıklayın
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Gençlik

Mutluluk – Mutluluğun Tanımı

Senol ARAS

Yayınlandı:

Şu Tarihte:

İçeriği Oluşturan:

Mutluluğun Tanımı
Bir kovayı ıslak kumla doldurursun. Anneni ve babanı yaptığın kaleyi göstermek için çağırıyorsun. Dur bir dakika kale nerede?

Mutluluk ateşböcekleri gibidir.

Küçük, altın, aydınlatıcı benekler gölgelerde saklanıyor, çalıların arkasında ve gökyüzünde oyalanıyor. Tamam, tamam. Parıldayan zamanlayıcılar pürüzsüz bir yaz gecesinin arka planında uçuyorlar.

Birini yakalamak için koşarsın.

Iskaladın.

Gülüyorsun ve bir sonraki ışık parlamasına koşuyorsun. Bir kez daha ıskaladın.

Kıvılcımları tutan arkadaşlarınıza döndüğünde, trajik bir şekilde havaya el yazısı ile harfler çizmeye çalışırlar, ve onlar sizi devam etmeye, vazgeçmemeye teşvik ederler.

Sonunda bir ateş böceği yakaladın.

Ona tutundun. Avucunun içinden kaçmasını istemiyorsun. Onu güvende tutmak istiyorsun. Onu kendine yakın tut. Küçük mucizeye değer veriyorsun.

Değil mi?

Mutluluk terk edilmiş bir yol gibidir.

Terk edilmiş bir limana giden terk edilmiş bir yol. Ayağını gaza bas ve sür. Hız göstergesi 95’e ulaşana kadar ayağını gaz pedalına daha sert bastır.

Rüzgar saçlarını yüzüne savuruyor. Güneş, güneş gözlüğünüzün metal çerçevesi üzerinde sıcak bir huzur ve sükunet hissi veriyor. Müzik çalar, zihninizi ve ruhunuzu özgür kılan melodileri kıvılcım kıvılcım kulaklarınıza getiriyor. Şarkıların sözleri seninle konuşuyor. Şarkı sözleri sana şu anda her şeyin yolunda olduğunu fısıldıyor. Şarkı sözleri her şeyin yoluna devam edeceğini fısıldıyor. Aylardır ilk defa, sonunda aklın başındaymış gibi hissediyorsun.

Yoldaki sarı çizgiler bir neon. Seni çevreleyen ormanda ki yaşamı görüyorsun. Önündeki manzaranın sihririni görüyorsun.

Yolun bitmesini istemezsin. Gün batımına doğru sürmeye devam et. Ağaçların yoğunlaştığı oksijen diyarına doğru sürmeye devam ediyorsun. Araba hızlandığında, zihnin izler. Aklın durur.

Bu huzuru yanında taşıyorsun. Terk edilmiş yolun hissini yanında taşıyorsun. Kendinizi aniden stresli bir durumda bulduğunuzda, gözlerinizi kapatın ve özgürlüğün ve temiz havanın diyarını hayal edin.

Mutluluk kumdan kale gibidir.

Felakete bağlı dağınık bir kumdan kale.

Bir kovayı ıslak kumla doldurursun. Anneni ve babanı yaptığın kaleyi göstermek için çağırıyorsun. Dur bir dakika kale nerede?

Tam bir karmaşa.

Çirkin bir kum yığını.

Yine de cesaretin kırılmadı. Başarılı olana kadar tekrar tekrar deneyeceksin. Güneş gidene dek.

Annen ve babana kalenin bir fotoğrafını daha çektir.

Küçük kum kalenin zaferini kutlamak için otele geri dönüyorsun ve sanat eserlerini hatırlayacağına yemin ediyorsun, fotoğrafı çerçevelemeye ve evine asmaya yemin ediyorsun.

Sözlük mutluluğu “mutlu olma durumu” olarak tanımlar. Bu bir tanım. Duyguları, tatlı duyumları kapsamayı başaramayan ve duyuyu, dokunuşu ve tadı çağrıştıran tüm hikayeleri anlatan resmi bir tanım.

Bu tanımın ötesinde ateşböcekleri, terk edilmiş yollar ve kumdan kaleler yaşar.

Somut, gerçek hayattaki nesneler ve mutluluğun resmini çizen şeylerdir. Duyusal boyutları tetikleyen canlı görüntüler ise bunlar.

Senin mutluluğun neydi?

Okumaya devam et

Aşk

Yeterince İyi hissetmediğinizde bunu okuyun

Rana Çebi

Yayınlandı:

Şu Tarihte:

İçeriği Oluşturan:

ds
Beyninizi olumlu düşüncelerle beslemeye başlar başlamaz aklınız doğruyu görmenize yardımcı olacak. Sorunlu bir durumla karşı karşıya kaldığınızda veya kendinizi kötü hissettiğinizde, zihniniz sizi yönlendirmeye başlar ve sizi tekrar ayağa kaldırır.

Her şeyden önce, yeterince iyisin. Hayat bazen zor olabilir ve sadece gerçek hayattaki problemlerle uğraşmakla kalmayabilirsin, aynı zamanda kendi aklınızla savaşmak da kendi başına bir meydan okumadır.

İnsanların zihninizi olumlu düşüncelerle beslemeniz gerektiğini söylediğinde pek inandırıcı gelmeyebilir. Ancak ben gerçekten inanıyorum çünkü işe yarıyor ama işe yaraması biraz zaman alıyor. Aynada kendinize baktığınız zamanları düşünün ve kafanızın içindeki şeytanlar, “Kendimi yeterince iyi hissetmiyorum, aptalım ya da özel değilim” gibi kelimeler söylediğini hissedebiliriz ki ben bunu hissettim.

Bunlar aslında olmayan şeyler. Sadece kafanızın içinde bilinçaltınızın not ettiği düşünceler var. Kendinizi her zaman olumsuzluk ile kuşattığınız zaman, beyniniz düşündüğünüz gibi olduğunuzu düşünür. Çünkü gerçek şu ki, düşündüğün şey gerçek değil.

Beyninizi olumlu düşüncelerle beslemeye başlar başlamaz aklınız doğruyu görmenize yardımcı olacak. Sorunlu bir durumla karşı karşıya kaldığınızda veya kendinizi kötü hissettiğinizde, zihniniz sizi yönlendirmeye başlar ve sizi tekrar ayağa kaldırır.

Diş teli taktığını ya da bacağının sargılı olduğunu düşün, hayatta kalmak için başka bir seçeneğin yoktu. Zor zamanlar geçirdin ve hayatınızda bir kez daha özgür olmayı istediniz, ama bazı işlerin zaman aldığını biliyorsun, iyileşeceksin ve tekrar eskisi gibi olacak ve hatta eskisinden daha iyi olacaksın.

Her şeye dayandın çünkü bunu yapmalıydın, hatırla bu da senin aklından geçmişti.

Kötü günleri elinle yakalamaya çalışmalı ve neden bu şekilde hissettiğinizi anlamaya çalışmalısınız. Üzüntünüzü tanımlayın ve eğer bu sadece bir duyguysa, o hissin geçeceğini kendinize hatırlatın. Eğer gerçek bir yaşam problemiyse, bunun nasıl çözüleceğini anlamak için düşünmeniz gerekir, bunun üzerinde durmayın çünkü ikamet sadece mazeretler yaratır, sorunu çözmez.

En kötü günlerde bile, kendinize yeterince iyi olduğunuzu hatırlatın. Her gün kendinize söyleyin, ve uyanınca, zihniniz en çok kalp huzurunuza ihtiyacı olduğunu düşünün.

Okumaya devam et

Genel

Cem Karaca – Ceviz Ağacı Hakkında Bilinmeyenler

Senol ARAS

Yayınlandı:

Şu Tarihte:

İçeriği Oluşturan:

cem karaca düşünce kataloğu
Nazım Hikmet hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştır, Nazım Hikmet de kaçkın şeklinde yaşamaktadır. Sevgilisi Münevver ile buluşacaktır Nazım Hikmet Gülhane parkında. daha sonra gülhane parkına polisler gelir ve Nazım , ceviz ağacına tırmanır.Altından polis geçer, sevgilisi geçer, o hepsini izler ve yakalanmaz. ve onun üzerine “ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında, ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında”.

Cem Karacanın sözlere döktüğü sanat eseri adında ki parça Nazım Hikmet’e ait bir şiirdir.

Şiirin sözleri ile birlikte vermek istediği mesajlar eş zamanlı olarak içerikte belirtildi. Şiirdeki benzetmenin iyi incelenmesi durumunda, nazım hikmet’in ruh halini açıkça yansıtabilecek şiir. Vatan kavramı onun için birçok kişiden daha değerli olmalıdır ki bu denli büyük bir özlem dizelerde hissedilmektedir.

Sevdiklerinden uzakta olan, sevdiği vatanından uzak olan Nazım, ülkesinde olmayı düşler.Sürgünde olan Nazım’ın bu isteği imkansızdır çünkü eğer ülkesine gelirse tutuklanabilir.Ama ceviz ağacı olursa kimse onu tanıyamaz. “ne de polis farkında” ile anlatılmak istenen budur. Yüz bin eli vardır sevdiğine dokunmayı hasretle bekleyen, yüz bin gözü vardır İstanbul’u özleyen ama bu içinde taşan özlem gerçekleşmesi imkansız isteklere yol açmaktadır.

Bu sebeple şair Gülhane parkında bir ceviz ağacı olmayı ister.Bu şekilde onu kimse tanıyıp bulunduğu yerden koparamaz. Başı köpük köpük buluttur, bu da onun tanınmamak için yüzünü saklaması ile özdeşleştirilebilir, ya da bulut onun ruhunu çevreleyen özlem kaynaklı hüznünü temsil edebilir.O özlediği İstanbul’un, güzel kokusuyla mest edebilen denizin ve sevgilisinin, özlemini yatıştırabilecek kadar içine dolmasını istemektedir

.Bu sebeple içi dışı denizdir. Yaprakları ipek mendil gibidir ve tiril tirildir, yani şefkatle ve tertemiz düşlerle vatanına, sevgilisine,İstanbul’a açılan kolları vardır.

Buna rağmen budak budak serham serham olmuş yaşlı cevizin kolları koparılmıştır sevdiklerinden. yine de, ne sevdiğinin ne de istanbul’un ona ağlamasını istemez, bu sebeple de “koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil” der. Nazım, gülhane parkında sevdiklerine bakmayı, dokunmayı isteyen bir ceviz ağacıydı, ama bu isteği olmadı.Çünkü şimdi hiçbir gerçek tehlikenin farkında olmayan ya da farkına varmamış numarası yapan zihniyet, o zaman o ceviz ağacının farkındaydı.

Nazım Hikmet hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştır, Nazım Hikmet de kaçkın şeklinde yaşamaktadır. Sevgilisi Münevver ile buluşacaktır Nazım Hikmet Gülhane parkında. daha sonra gülhane parkına polisler gelir ve Nazım , ceviz ağacına tırmanır.Altından polis geçer, sevgilisi geçer, o hepsini izler ve yakalanmaz. ve onun üzerine “ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında, ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında”.

Okumaya devam et

Öne Çıkanlar